İstanbul Beyoğlu Miras Avukatı

Galata’daki tarihi apartmanlardan İstiklal Caddesi çevresindeki kiralı dükkânlara kadar Beyoğlu’nda miras dosyaları çoğunlukla yüksek değerli ve çok mirasçılı taşınmazlar üzerinde yoğunlaşır; bir Beyoğlu miras avukatı arayanlar, veraset ilamından ortaklığın giderilmesine uzanan bu süreçlerde aşağıda yer alan hukukçulara ulaşabilir.

Beyoğlu Miras Avukatları

Rehberde
Profiliniz Yer Alsın

Mesleki profil, şehir, ilçe, çalışma alanı ve iletişim bilgilerinizi rehberde yayınlanmak üzere iletebilirsiniz.

avukat ekle

İçerik Başlıkları

Beyoğlu Miras Avukatı

Beyoğlu, İstanbul’un en eski yerleşim dokularından birini barındırır; Galata, Cihangir, Karaköy ve İstiklal Caddesi çevresindeki yapı stoğunun önemli bölümü Cumhuriyet öncesine ya da erken Cumhuriyet dönemine uzanır. Bu yapıların çoğu kuşaktan kuşağa bölünmüş, tapuda çok sayıda mirasçı adına paylı hâle gelmiştir. İstanbul miras avukatı arayan kişilerin önüne bu nedenle çoğunlukla tek bir daire değil, onlarca pay sahibinin bulunduğu kâgir bir apartmanın tamamı çıkar.

İlçenin ekonomik dokusu da miras dosyalarının niteliğini doğrudan belirler. Karaköy ve Galata’daki han katları, İstiklal üzerindeki dükkânlar ve Cihangir’in son yirmi yılda hızla değerlenen konutları, miras kalan taşınmazı bir aile yadigârı olmaktan çıkarıp ciddi bir gelir ve sermaye kalemine dönüştürür. Yüksek değer, mirasçılar arasındaki anlaşmazlıkları da derinleştirir. Bu yüzden Beyoğlu’nda açılan miras davalarının önemli kısmı kira geliri paylaşımı ve taşınmazın satışı çevresinde yürür.

Beyoğlu’nda en sık karşılaşılan miras taşınmazı türleri şunlardır:

  • Galata ve Karaköy’deki çok katlı han bölümleri ile ofise dönüştürülmüş tarihi büro katları
  • İstiklal Caddesi ve ara sokaklarındaki, çoğu kiracılı durumda olan ticari dükkânlar
  • Cihangir ve Çukurcuma’da son yıllarda yüksek değer kazanmış konut daireleri
  • Tarlabaşı ve çevresinde kentsel dönüşüm kapsamına giren eski apartmanlar
  • Tescilli (eski eser) statüsündeki, müdahalesi izne bağlı korunmuş yapılar

Beyoğlu’nda Miras Kalan Taşınmazlarda Ortaklık ve Tapu Sorunları

Bir Beyoğlu apartmanı üç dört kuşak boyunca bölündüğünde, tapuda yüzde birkaçlık paylarla onlarca mirasçı yer alabilir. Bu mirasçıların bir kısmı yurt dışında, bir kısmı ise birbiriyle hiç görüşmeyen kollardan gelir. Ortak satış ya da kira kararı alınamadığında çözüm, taşınmazın mahkeme eliyle satılarak bedelinin paylar oranında dağıtılmasını sağlayan ortaklığın giderilmesi davasıdır. Ortaklığın giderilmesi, paydaşlar arasında rızaen paylaşım mümkün olmadığında taşınmazın aynen ya da satış yoluyla bölüştürülmesini sağlayan bir davadır.

Beyoğlu’nun yapı stoğu bu davayı diğer ilçelere göre daha karmaşık hâle getirir. Tescilli yapılarda aynen taksim çoğu zaman fiilen olanaksızdır; bina bölünemediği için satış kaçınılmaz olur. Satışta da koruma kurulu kısıtlamaları, kiracıların varlığı ve binanın tarihi niteliği değerleme sürecini uzatır. Avukat500.com verilerine göre Beyoğlu’nda görülen taşınmaz kaynaklı miras uyuşmazlıklarının önemli bölümü tek bir dairede değil, paylı tüm bina üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Cihangir ve Galata’daki paylı apartmanlarda ortaklık nasıl giderilir?

Cihangir’de bir dairenin değeri son yıllarda katlanınca, geçmişte önemsenmeyen küçük paylar bile mirasçılar için ciddi bir tutara karşılık gelir hâle geldi. Bu durumda paydaşlardan biri, taşınmazın bulunduğu yer olan Beyoğlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nde ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Mahkeme önce aynen taksimin mümkün olup olmadığını araştırır; Galata’daki tek parsel üzerinde yükselen tarihi binalarda bu çoğunlukla mümkün olmadığından satış yoluna gidilir ve elde edilen bedel pay oranlarına göre dağıtılır.

İstiklal Caddesi’ndeki ticari bir dükkân mirasçılar arasında nasıl paylaşılır?

İstiklal Caddesi’ndeki dükkânların büyük kısmı kira getiren ticari taşınmazlardır ve bu nitelik paylaşımı zorlaştırır. Mirasçılar kira gelirini pay oranında bölüşmek isterken, içlerinden biri dükkânı kendi işletmek ya da boş teslim almak isteyebilir. Anlaşma sağlanamazsa kira geliri yönünden ayrı, mülkiyetin paylaşımı yönünden ayrı uyuşmazlık doğar; bu noktada hem kira alacağının paydaşlara dağıtımı hem de ortaklığın giderilmesi gündeme gelir.

Tarlabaşı çevresindeki yapılarda kentsel dönüşüm mirası nasıl etkiler?

Tarlabaşı ve çevresindeki birçok yapı kentsel dönüşüm ve yenileme alanı kapsamındadır. Miras kalan böyle bir taşınmazda mirasçılar, dönüşüm sözleşmesini imzalama, kat karşılığı anlaşmaya katılma ya da kamulaştırmaya itiraz gibi kararları birlikte almak zorundadır. Mirasçılardan biri imzadan kaçındığında dönüşüm süreci tıkanabildiğinden, payların durumunun veraset ilamıyla netleştirilmesi ve gerektiğinde ortaklığın giderilmesi davasının açılması önem kazanır.

Beyoğlu Miras Davalarında Muris Muvazaası ve Tenkis

Beyoğlu taşınmazlarının değeri arttıkça, miras bırakanın sağlığında yaptığı devirler de sık tartışma konusu olur. Muris muvazaası, miras bırakanın aslında bağışlamak istediği taşınmazı diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış gibi göstererek devretmesi durumudur. Cihangir veya Galata’da değer kazanmış bir dairenin, ölümden kısa süre önce tek bir çocuğa düşük bir bedelle satılmış görünmesi, diğer mirasçılarda bu yönde kuşku uyandırır ve tapu iptali ile tescil davasına konu olur.

Tenkis ise saklı pay sahibi mirasçıların korunmasına yöneliktir. Tenkis, miras bırakanın saklı paya tecavüz eden kazandırmalarının yasal sınıra çekilmesini sağlayan davadır. Yüksek değerli bir Beyoğlu taşınmazının tamamının tek bir kişiye bırakıldığı durumlarda, çocuklar ve eş gibi saklı pay sahipleri bu davayla haklarını talep edebilir. Avukat500.com verilerine göre Beyoğlu’ndaki miras uyuşmazlıklarında muris muvazaası ve tenkis talepleri, taşınmaz değerinin yüksekliği nedeniyle çoğu zaman aynı dosyada bir arada ileri sürülmektedir.

Ölümden önce devredilen Cihangir dairesi için ne yapılabilir?

Cihangir’de yıllar içinde değeri birkaç katına çıkmış bir daire, miras bırakanın ölümünden kısa süre önce mirasçılardan birine devredilmişse, devre dışı kalan mirasçılar muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açabilir. Bu davada satışın gerçek bir satış mı yoksa gizli bir bağış mı olduğu araştırılır; satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, devralanın ödeme gücü ve tarafların ilişkisi incelenir. Davanın kazanılması hâlinde taşınmaz terekeye döner ve tüm mirasçılar paylarını yeniden talep edebilir.

Saklı pay sahibi Beyoğlu’ndaki taşınmazda hakkını nasıl korur?

Bir kişi tüm Beyoğlu taşınmazını vasiyetname ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle tek bir kişiye bıraktıysa, çocukları ve eşi gibi saklı pay sahipleri devre dışı kalmış olabilir. Bu durumda saklı pay sahibi, kazandırmanın yasal sınırı aşan bölümünün geri alınması için tenkis davası açar. Beyoğlu’nun yüksek rayiç değerleri nedeniyle saklı payın parasal karşılığı çoğu zaman dikkate değer bir tutara ulaşır; bu da davanın değerleme ve bilirkişi aşamasını öne çıkarır.

Vasiyetnameyle bırakılan bir Galata taşınmazına itiraz edilebilir mi?

Galata’daki bir taşınmazın vasiyetnameyle bir kişiye bırakılması, vasiyetnamenin geçerliliğine itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Vasiyetnamenin şekil şartlarına aykırı düzenlendiği, miras bırakanın o tarihte ehliyetsiz olduğu ya da iradenin sakatlandığı ileri sürülerek vasiyetnamenin iptali istenebilir. Bunun yanında geçerli bir vasiyetname olsa dahi saklı pay zedelenmişse tenkis yoluyla denge yeniden kurulur.

Veraset İlamı, Mirasın Reddi ve Yabancı Mirasçılar

Beyoğlu, tarihsel olarak çok kültürlü nüfusu ve bugün de yoğun yabancı yerleşimiyle, mirasçıları farklı ülkelere dağılmış dosyaların sık görüldüğü bir ilçedir. Mirasçılık belgesi, yani veraset ilamı, kimlerin hangi oranda mirasçı olduğunu gösteren ve tapu, banka ve dava işlemlerinin tümünde aranan temel belgedir. Veraset ilamı, Sulh Hukuk Mahkemesi’nden veya noterden alınabilir; mirasçılar arasında yabancı uyruklu kişi bulunduğunda işlem çoğu zaman mahkeme yoluyla yürür.

Mirasın yalnızca taşınmazdan ibaret olmadığı, borç da içerdiği durumlar Beyoğlu esnafı bakımından önemlidir. Mirasın reddi, mirasçının terekedeki borçlardan sorumlu olmamak için mirası kabul etmediğini mahkemeye bildirmesidir ve bunun için kanunda öngörülen üç aylık süre içinde başvurulması gerekir. İstiklal ve çevresindeki işletmelerin ticari borçları, mirasçıları beklenmedik yükümlülüklerle karşı karşıya bırakabildiğinden bu süre kritik önem taşır.

  • Mirasçılık belgesinin alınması ve payların belirlenmesi
  • Tereke borçlarının ve alacaklarının çıkarılması
  • Yabancı uyruklu mirasçılar için kimlik ve adres tespiti, gerekirse tercüme ve apostil işlemleri
  • Mirasın reddi ya da kabulü yönünde sürenin kaçırılmadan değerlendirilmesi
  • Taşınmaz paylaşımı ya da ortaklığın giderilmesi için yol haritasının çıkarılması

Beyoğlu’nda yaşayan yabancı uyruklu mirasçı veraset ilamını nasıl alır?

Beyoğlu’nda ikamet eden ya da Türkiye’de taşınmazı bulunan yabancı uyruklu bir mirasçı, Türk hukukuna göre de mirasçılık sıfatını taşıyabilir. Bu kişiler için mirasçılık belgesi genellikle Sulh Hukuk Mahkemesi’nden talep edilir ve yabancı belgelerin tercümesi ile apostil onayı süreci uzatabilir. Mirasçının Türkiye’de bulunmaması işlem yapmasına engel değildir; vekâletname düzenleyerek tüm süreci Beyoğlu’ndaki bir vekil aracılığıyla yürütmesi mümkündür.

Borçlu bırakılan bir Beyoğlu esnafının mirası nasıl reddedilir?

İstiklal ya da çevresindeki bir işletmeyi yürüten esnafın ardından geriye sermaye borcu, kira borcu ya da senet yükü kalabilir. Mirasçılar bu borçlardan sorumlu olmamak için ölümü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne mirasın reddi başvurusu yapabilir. Terekenin borca batık olduğu açıkça anlaşılıyorsa, ret hükmü kendiliğinden de devreye girebilir; yine de hak kaybı yaşamamak için sürenin takibi önemlidir.

Azınlık vakıflarına ait taşınmazlar mirasla nasıl ilişkilenir?

Beyoğlu, cemaat vakıflarına ait çok sayıda tarihi taşınmazın bulunduğu bir ilçedir ve bazı dosyalarda bireysel miras ile vakıf mülkiyeti iç içe geçer. Bir taşınmazın gerçekten terekeye mi yoksa bir cemaat vakfının mülkiyetine mi ait olduğunun tapu ve arşiv kayıtlarından netleştirilmesi gerekir. Bu ayrım yapılmadan açılan miras davaları, mülkiyetin yanlış belirlenmesi nedeniyle uzayabilir; bu yüzden kayıt incelemesi sürecin ilk adımıdır.

Beyoğlu Miras Davalarında Süre, Masraf ve Mahkeme Bilgileri

Miras davalarının hangi mahkemede görüleceği talebin türüne göre değişir. Veraset ilamı, mirasın reddi ve ortaklığın giderilmesi gibi talepler Sulh Hukuk Mahkemesi’nde; muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil ile tenkis gibi talepler Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Taşınmaza ilişkin davalarda yetkili mahkeme, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir; Beyoğlu’ndaki bir bina için bu, ilçedeki ilgili hukuk mahkemeleridir.

Sürelerin ve masrafların önceden kesin bir rakamla söylenmesi mümkün değildir; çünkü dosyanın seyri mirasçı sayısına, taşınmazın niteliğine ve bilirkişi incelemelerine bağlıdır. Genel olarak veraset ilamı görece kısa sürede çıkarken, çok mirasçılı ve tescilli yapı içeren ortaklığın giderilmesi davaları değerleme ve satış aşamaları nedeniyle daha uzun sürebilir. Masraf kalemleri ise harçlar, bilirkişi ve keşif giderleri ile avukatlık ücretinden oluşur; avukatlık ücreti her dosyaya göre serbestçe belirlenir, ancak asgari ücret tarifesinin altına inemez.

Ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk zorunlu mudur?

1 Eylül 2023’ten itibaren ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Bu, paydaşların doğrudan dava açamayacağı, önce arabulucuya başvurmaları gerektiği anlamına gelir. Beyoğlu’ndaki çok paydaşlı tarihi binalarda arabuluculuk aşaması, mirasçıların bir kısmının uzlaşıp satışa rıza göstermesiyle dosyanın kısalmasına da imkân tanıyabilir.

Beyoğlu’nda bir miras davası ne kadar sürer ve ne kadara mal olur?

Sürenin tek bir rakamla ifade edilmesi yanıltıcı olur; veraset ilamı gibi çekişmesiz işler aylarla, çekişmeli tenkis veya ortaklığın giderilmesi davaları ise dosyanın yoğunluğuna göre daha uzun zaman dilimleriyle ölçülebilir. Masraf yönünden de taşınmazın değeri belirleyicidir; çünkü harçlar ve bazı kalemler dava değeri üzerinden hesaplanır. Bu nedenle Beyoğlu’ndaki yüksek rayiçli taşınmazlarda başlangıç masrafları diğer bölgelere göre daha yüksek olabilir.

Beyoğlu’nda Miras Kalan Kiralı Taşınmazlarda Gelir Paylaşımı

Beyoğlu’nun miras dosyalarını diğer ilçelerden ayıran bir başka nokta, taşınmazların büyük bölümünün kira getiren ticari birimler olmasıdır. İstiklal Caddesi’ndeki mağazalar, Karaköy’deki kafe ve ofisler, Galata’daki butik oteller miras kaldığında, asıl tartışma çoğu zaman binanın kendisinden çok aylık kira gelirinin nasıl bölüşüleceği üzerinde çıkar. Kira geliri, miras bırakanın ölümünden sonra doğrudan mirasçılara payları oranında ait olur ve bu gelirin tahsili ile paylaşımı ayrı bir uyuşmazlık başlığıdır.

Mirasçılardan biri taşınmazı tek başına kullanıyor ya da kirayı tek başına tahsil ediyorsa, diğer mirasçılar paylarına düşen kira bedelini talep edebilir. Bu talepler, taşınmazın paylaşımından bağımsız olarak ileri sürülebildiği için, çoğu Beyoğlu dosyasında hem kira alacağı hem de ortaklığın giderilmesi aynı dönemde gündeme gelir. İlçedeki kiralı taşınmaz miraslarında en sık karşılaşılan uyuşmazlık, kira gelirinin mirasçılar arasında eşitsiz tahsil edilmesinden doğar.

Kiralı bir Beyoğlu taşınmazı miras kaldığında dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:

  • Kira sözleşmesinin mirasçılara intikal ettiğinin ve kiracının haklarının korunduğunun bilinmesi
  • Geçmiş döneme ait tahsil edilmiş kiraların payları oranında mirasçılara dağıtılması
  • Kirayı tek başına tahsil eden mirasçıdan diğerlerinin alacaklarını talep edebilmesi
  • Ticari kiralarda sözleşme süresi, tahliye ve yenileme kararlarının ortak alınması gereği
  • Kira gelirinin vergilendirilmesinde her mirasçının kendi payı oranında sorumlu olması

Beyoğlu Miras Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Beyoğlu’nda miras kalan tarihi bir binanın tamamı tek mirasçıya geçebilir mi?

Birden çok yasal mirasçı varsa, bina kural olarak paylar oranında hepsine geçer ve tapuda paylı mülkiyet doğar. Tek bir mirasçıya geçmesi ancak diğerlerinin paylarını devretmesi, mirastan feragat etmesi ya da geçerli bir tasarrufla tek kişiye bırakılması hâlinde mümkündür. Tescilli yapılarda bu süreç, koruma mevzuatı nedeniyle ek izin ve kayıt incelemeleri gerektirebilir.

Galata’daki paylı bir apartmanda diğer mirasçılara ulaşılamıyorsa ne olur?

Galata gibi mirasçıları çoğu zaman yurt dışına dağılmış yapılarda, bazı paydaşlara ulaşmak güç olabilir. Bu durumda mahkeme, adres araştırması yapar ve gerektiğinde ilanen tebligat yoluna gider; ulaşılamayan paydaşların yokluğu, ortaklığın giderilmesi davasının yürütülmesine engel değildir. Süreç böyle dosyalarda uzasa da, mahkeme tüm paydaşların hakkını gözeterek satış ve paylaştırma kararını verebilir.

İstiklal’deki kiracılı bir dükkân miras yoluyla devralınınca kira sözleşmesi devam eder mi?

Kiraya verenin ölümü kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; sözleşme mirasçılara intikal eder ve kiracının hakları aynen sürer. İstiklal Caddesi’ndeki uzun süreli ticari kiralarda mirasçılar, kiraya veren sıfatını birlikte üstlenir ve kira gelirini payları oranında paylaşır. Sözleşmenin yenilenmesi ya da sona erdirilmesi de yine tüm mirasçıların ortak kararını gerektirir.

Beyoğlu’ndaki tescilli bir yapı miras yoluyla fiilen bölünebilir mi?

Tescilli yani koruma altındaki bir yapıda fiziki bölme, çoğunlukla koruma mevzuatı nedeniyle mümkün değildir. Bu tür taşınmazlarda mirasçılar arasında aynen taksim yapılamadığından, ortaklığın giderilmesi genellikle satış yoluyla sonuçlanır ve bedel paylar oranında dağıtılır. Satış sırasında binanın tarihi niteliği ve üzerindeki kısıtlamalar değerlemeyi doğrudan etkiler.

Yurt dışında yaşayan bir mirasçı Beyoğlu’ndaki davayı vekille takip edebilir mi?

Mirasçının Türkiye’de bulunması zorunlu değildir; bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda ya da yerel makamlarda düzenlenip apostille onaylı bir vekâletnameyle tüm süreci bir vekil aracılığıyla yürütebilir. Bu durum, Beyoğlu’nun mirasçıları farklı ülkelere yayılmış dosyalarında oldukça yaygındır. Vekâletnamenin kapsamı, açılacak davanın türüne uygun biçimde düzenlenmelidir.

Mirasın reddi için süre ne kadardır?

Mirasın reddi için kural olarak, ölümün ve mirasçı olunduğunun öğrenildiği tarihten itibaren üç aylık süre öngörülmüştür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde miras, borçlarıyla birlikte kabul edilmiş sayılabilir. Terekenin borca batık olduğu açıkça belli olan durumlarda ise ret, ayrıca beyana gerek olmaksızın kabul edilmiş sayılabilir.

Kategori : Liste