Bursa Mudanya Kira Avukatı
Marmara kıyısında konumlanan Mudanya, İstanbul’a deniz yoluyla doksan dakikalık feribot bağlantısı kuran BUDO iskelesinin yarattığı erişim avantajıyla son on beş yılda yapısal bir dönüşüm yaşamıştır. İlçede konut stoğunun önemli bir bölümü İstanbul’da ikamet eden mal sahipleri tarafından alınmış ikinci konutlardan oluşmakta, bu durum kira ilişkilerinin kendine özgü bir yapı kazanmasına yol açmaktadır. Güzelyalı’dan Tirilye’ye uzanan sahil hattında kiraya veren ile kiracı arasındaki coğrafi mesafe, sözleşme uyuşmazlıklarının çözüm sürecinde tebligat, delil toplama ve mahkemeye katılım gibi pratik konularda farklı bir yönetim gerektirmektedir.
İlçenin kira hukuku açısından dikkat çeken bir başka özelliği, klasik konut kiracılığının yanında yaz aylarında yoğunlaşan turizm odaklı sezonluk kullanımdır. Bursa kira avukatı arayışı içinde olan kişiler genellikle yazlık konutta erken çıkış, depozito iadesi, kullanım süresi tartışması, evden çıkarma veya sahil bandındaki ticari mekan kira sözleşmesinde yapılan değişiklikler gibi konularda destek aramaktadır. Bağlı olunan mevzuat 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin hükümleri başta olmak üzere, son dönemde sıkça gündeme gelen 7409 sayılı Kanun ile getirilen geçici kira artış sınırlamasını da kapsamaktadır.
Mudanya’da En Çok Karşılaşılan Kira Uyuşmazlık Türleri Nelerdir?
İlçede dosya açılan kira uyuşmazlıklarının dağılımı, Bursa merkez veya iç ilçelerden belirgin biçimde farklılaşmaktadır. Avukat500.com verilerine göre Mudanya’da kira hukuku alanında açılan dosyaların önemli bir bölümünü ikinci konut kullanımıyla bağlantılı tartışmalar ve sahil bandı işyerleri ile ilgili sözleşme uyuşmazlıkları oluşturmaktadır. İlçenin kendine özgü yapısı şu uyuşmazlık türlerinin baskın olmasına neden olmaktadır:
- Yazlık olarak kiraya verilen dairede kira süresi bitmeden çıkış yapılması ve ödenmemiş aylar üzerinden açılan alacak davaları
- İstanbul’da ikamet eden mal sahibinin Mudanya’daki taşınmazını uzun süre boş bırakıp ardından kentsel dönüşüm gerekçesiyle tahliye talep etmesi
- Sahil bandındaki restoran, kafe veya butik otel işyerinde sezon sonunda kira bedeli üzerinden çıkan anlaşmazlıklar
- Tirilye köyündeki tescilli tarihi yapının konaklama amacıyla kiralanmasında kullanım kısıtlamaları nedeniyle çıkan uyuşmazlıklar
- Site içindeki yazlık dairede aidat borçları üzerinden kiracı ile yönetim arasında çıkan sorunlar
- Mudanya Marinası çevresindeki ticari alan kiralamalarında devir, alt kira ve süre uzatımı tartışmaları
Bu uyuşmazlıkların ortak noktası, klasik konut kirası uyuşmazlıklarından farklı olarak tarafların büyük bölümünde mal sahibi ile kiracı arasındaki günlük temasın sınırlı olmasıdır. Sözleşmeye dayalı delillerin yazılı dokümana göre değerlendirilmesi, banka transferleri üzerinden ödeme kayıtlarının incelenmesi ve site ya da apartman yönetiminden bilgi alınması bu dosyaların gidişatını doğrudan belirlemektedir.
İkinci Konut Mal Sahibi Mudanya’da Tahliye Davasını Hangi Mahkemede Açar?
Mudanya’da bulunan bir taşınmazın tahliyesine ilişkin davalar, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Kiraya veren İstanbul, Ankara veya başka bir şehirde ikamet etse dahi yetkili mahkeme değişmez. Yetkili mahkeme bakımından bu kural, ikinci konut kullanım yoğunluğunun fazla olduğu Mudanya’da pratik bir önem taşımaktadır. Mal sahibinin uzakta olması durumunda duruşmalarda vekille temsil, e-Duruşma ve UYAP üzerinden iletişim seçenekleri etkin biçimde kullanılır.
Tahliye sebebine göre dava türü farklılaşır. İhtiyaç nedeniyle tahliye, yeniden inşa veya esaslı onarım nedeniyle tahliye, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve sözleşme süresinin sonunda on yıllık uzatma süresinin dolması nedeniyle tahliye uygulamada en çok karşılaşılan gerekçelerdir. Mudanya’da sahil bandındaki bazı yapı stoğunun deprem ve afet yönetmeliği kapsamında yeniden inşa edilmesi gündeminin canlı olması, yeniden inşa nedeniyle tahliye gerekçesinin son yıllarda artan bir kullanım alanı bulmasına yol açmıştır.
Mudanya’da Yazlık ve İkinci Konut Kira Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Mudanya’daki ikinci konut kiralamalarının önemli bir bölümü, mal sahibinin İstanbul’da ikamet etmesi ve taşınmazı yıllık ya da sezonluk olarak kiraya vermesi şeklinde gerçekleşir. Bu yapıda kira sözleşmesinin biçimi ve içeriği, uyuşmazlık çıktığında belirleyici bir delil değerine sahiptir. Sözleşmenin yazılı yapılması, kira bedelinin banka kanalıyla ödenmesi ve depozito tutarının ayrı bir kayıtla belgelenmesi pratikte yargı sürecini hızlandıran unsurlardır. Avukat500.com verilerine göre Mudanya’da açılan kira uyuşmazlıklarının yaklaşık üçte birinde sözleşmenin yazılı yapılmamış veya eksik düzenlenmiş olduğu görülmektedir.
Yazlık olarak kullanılan dairede bir başka tartışma noktası, sözleşmenin niteliğinin konut kirası mı yoksa sezonluk kullanım mı olduğudur. Türk Borçlar Kanunu’nun konut kirasını koruyucu hükümleri belirli bir asgari süre ve sürekli kullanım gerektirir. Bir taşınmaz yalnızca yaz aylarında, üç dört ay süreyle kullanılmak üzere kiralanıyorsa bu sözleşme konut kirası değil, niteliği itibarıyla farklı bir yapıda değerlendirilebilir. Bu ayrımın hukuki sonucu, kiracının sözleşmenin sona ermesi karşısında ne tür koruma kapsamında olduğunu doğrudan etkilemektedir.
Yazlık Olarak Kullanılan Dairede Erken Çıkış Halinde Hangi Bedeller Ödenir?
Mudanya’da yazlık olarak kiralanan bir dairede kiracının sözleşme süresi bitmeden taşınmadan vazgeçmesi veya başka bir nedenle erken çıkış yapması, uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Türk Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi, kiracının sözleşmenin sona ermesinden önceki bir tarihte taşınmazı geri vermesi halinde, makul bir süreyle sınırlı olarak kira borcunun devam edeceğini düzenlemektedir. Mudanya gibi mevsimsel kira talebinin yüksek olduğu bir bölgede taşınmazın benzer şartlarla yeniden kiraya verilebilmesi için gereken süre, ilçenin merkezi bölgelerine göre genellikle daha kısa hesaplanır.
Sahil bandındaki ya da Güzelyalı, Yalı Mahallesi gibi popüler bölgelerdeki bir dairenin yaz aylarında kısa sürede yeniden kiracı bulması mümkün iken, kış aylarında bu süre uzayabilir. Mahkemeler erken çıkış davalarında benzer taşınmazların kiraya verilme süresini ve emlakçı raporlarını dikkate almaktadır. Depozito iadesi tartışmasında ise mal sahibinin taşınmazda gerçek hasar bulunup bulunmadığını ispat yükümlülüğü vardır; standart aşınma ve yıpranma kalemleri depozitodan kesilemez.
Mudanya’da Mal Sahibinin Yurt Dışında Olması Tahliye Sürecini Nasıl Etkiler?
Mudanya’daki ikinci konut sahiplerinin bir bölümü yılın belirli dönemlerini yurt dışında geçirmektedir. Bu durum kira ilişkisinde tebligat, ihtarname gönderimi ve dava açma süreçlerinde belirli pratik sonuçlar doğurur. Mal sahibinin yurt dışında olması davanın açılmasına engel değildir; vekaletname düzenlenmiş bir avukat aracılığıyla tüm işlemler yürütülebilir. Yabancı ülkede düzenlenen vekaletnamenin Türk konsolosluğunda onaylanması veya apostil şerhi taşıması yeterlidir.
Kiracı bakımından da tebligat süreçleri önemlidir. Mudanya’daki taşınmazı yazlık olarak kullanan kiracının asıl ikamet adresinin İstanbul ya da başka bir şehir olması, ihtarname ve tebligatların hangi adrese gönderileceği konusunda titiz davranılmasını gerektirir. Mernis adresi esas alınmakla birlikte, sözleşmede yer alan adresin geçerliliği de dosyaya etki edebilir. Tebligat hatası nedeniyle sürelerin yeniden işlemeye başlaması, dosyanın aylarca uzamasına neden olabileceğinden bu aşamada dikkat şarttır.
Mudanya’da Kira Tespit ve Kira Artış Davaları
Mudanya’da kira bedelinin uyarlanması, son üç yılda hem konut hem de işyeri kiraları açısından yoğun bir dava trafiği yaratmıştır. 2022 yılında yürürlüğe giren ve konut kiralarında yıllık artışı yüzde yirmi beş ile sınırlayan düzenleme döneminin sona ermesiyle birlikte mal sahipleri, kira bedelini güncel piyasa koşullarına çekmek için kira tespit davalarına yönelmiştir. Bu davalar Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte ve Türk Borçlar Kanunu’nun 344. ve 345. maddeleri çerçevesinde yürütülmektedir.
İlçenin kira piyasası bölgeler arasında belirgin farklılıklar gösterir. Güzelyalı sahili ve Yalı Mahallesi’nde manzaralı dairelerin metrekare kira bedelleri Bursa merkezdeki birçok bölgeden yüksek seviyelere ulaşırken, Bademli ve Hasanbey gibi iç mahallelerde değerler daha ölçülüdür. Tirilye’deki tarihi yapılar ise turistik amaçlı kullanım söz konusu olduğunda farklı bir değerleme yöntemine tabi tutulur. Mahkemeler kira tespitinde benzer nitelikteki taşınmazların kira bedelini, mahalle ortalamalarını ve taşınmazın özelliklerini bilirkişi raporu üzerinden değerlendirir.
Mudanya’da Sahil Bandındaki Bir Daire İçin Kira Tespit Davası Nasıl Açılır?
Sahil bandında yer alan bir dairenin kirasının güncellenmesi için dava açmadan önce yapılması gereken ilk işlem, kiracıya kira artışına ilişkin bir tespit talebinde bulunulduğunu yazılı olarak bildirmektir. Sözleşmenin uzatılan yılı için kira bedelinin uyarlanması talep edilebilir; ancak bu talep yeni dönem başlangıcından en geç otuz gün öncesine kadar bildirilmelidir. Kiracının kira artışına yaklaşımı dosyanın gidişatını şekillendirir; uzlaşma sağlanamadığında dava açılır.
Mahkeme süreci genellikle bilirkişi keşfi içerir. Mudanya’daki sahil bandı taşınmazlarının özellikle deniz manzarası, balkon, otopark ve siteye ait sosyal alan gibi unsurları kira tespitinde belirleyicidir. Avukat500.com verilerine göre Mudanya’da görülen kira tespit davalarının önemli bir kısmı altı ay ila on dört ay arasında sonuçlanmaktadır. Bilirkişi tarafından belirlenen kira bedelinin geriye dönük olarak uygulanması durumunda kira farkının ödenmesi de davanın bir parçasıdır.
Konut Kira Artış Sınırı Mudanya’da Hâlâ Geçerli Mi?
Konut kiralarında uygulanan yüzde yirmi beşlik artış sınırı 7409 sayılı Kanun ile düzenlenmiş ve belirli bir geçiş dönemini kapsamıştır. Bu sınır işyeri kiralarını kapsamamakta ve süresi sona erdikten sonra konut kiraları için de TÜFE oranı esas alınmaya başlanmıştır. Mudanya’da hem konut hem de işyeri kira artışı tartışmalarında, sözleşmede artış oranı için belirlenen formülün geçerliliği ve uyarlanabilirliği önemli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Pratikte mal sahibi ile kiracı arasında artış oranı konusunda anlaşmazlık çıktığında, sözleşmede yer alan oran ile yasal sınır karşılaştırılır. Daha yüksek bir artış öngören sözleşme hükmü, yasal sınırın üzerine çıktığı ölçüde geçersiz sayılır. Bu durumun en sık görüldüğü uyuşmazlıklar, dolar ya da euro üzerinden düzenlenmiş eski tarihli sözleşmelerin yeni döneme uyarlanmasında ortaya çıkmaktadır. Mudanya’da dövizle yapılmış kira sözleşmelerinin sonradan Türk Lirası’na çevrilmesi gereği üzerine açılan uyarlama davaları da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Mudanya’da Tahliye Davaları ve Kiracı Hakları
Tahliye davaları kira hukukunun en çekişmeli alanlarından biridir. Mudanya’da tahliye davalarının yoğunlaştığı belirli senaryolar vardır. Mal sahibinin emeklilik sonrası Mudanya’ya yerleşme kararı alması, ailenin yetişkin çocuklarının ilçeye geçici ya da kalıcı olarak taşınması, taşınmazın yeniden inşa ya da esaslı onarım amacıyla boşaltılması bunların başında gelir. Tahliye gerekçesi kanunda sayılı sebeplerden birine dayanmalı, gerekçenin gerçek ve samimi olduğu dosyaya delillerle yansıtılmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu kiracıyı koruyucu bir çerçeve kurmuştur. Süresi belirli sözleşmeler bittikten sonra dahi kiracı, yıllık olarak sözleşmeyi sürdürebilme hakkına sahiptir. Mal sahibi tarafından sözleşmenin sona erdirilmesi ancak sınırlı durumlarda mümkündür. Kiracının iki haklı ihtara konu olacak biçimde kira ödememesi, taşınmazı sözleşmeye aykırı kullanması, mal sahibinin veya yakınlarının taşınmaza ihtiyaç duyması bu durumlar arasında yer alır. Mudanya’da emeklilik sonrası yerleşim için açılan ihtiyaç tahliyesi davalarının dosyaya yansıyan kanıtları arasında ikamet adresi değişikliği, taşınma hazırlığı belgeleri ve aileye ait diğer taşınmazların durumu yer almaktadır.
Mudanya’da Kentsel Dönüşüm Kapsamındaki Bir Binadan Kiracı Nasıl Çıkarılır?
Mudanya’da özellikle eski yapı stoğunun yoğun olduğu Şükriye, Bademli ve Aydınpınar mahallelerinde kentsel dönüşüm projeleri son yıllarda artan bir hızla yürütülmektedir. Bu kapsamda binanın yeniden inşa edilmesi için kiracının taşınmazdan çıkması gerektiğinde 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri birlikte uygulanır.
Riskli yapı tespiti yapılmış binalardaki tahliye süreci, normal tahliye davalarına göre farklı bir prosedüre tabidir. Kiracıya tebligat yapılması, taşınma süresi tanınması ve yardım fonu gibi düzenlemelerden yararlanma imkanı söz konusudur. Riskli yapı tespiti yapılmamış ancak mal sahibi tarafından yeniden inşa edilmek istenen binalarda ise Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi çerçevesinde dava açılır. Bu durumda mal sahibinin yeniden inşa için ruhsat hazırlığı yapması ve projeyi belgelemesi gerekmektedir.
Mudanya’da İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasında Hangi Belgeler Sunulmalıdır?
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında en kritik konu, ihtiyacın gerçek ve samimi olduğunu ispat etmektir. Mudanya’da emekli olan mal sahibi tarafından açılan davalarda dosyaya sunulan belgeler arasında SGK emeklilik belgesi, sağlık durumu raporu, ailenin diğer taşınmaz mal varlığı durumu, hâlihazırda ikamet edilen yerden çıkış hazırlığı belgeleri yer almaktadır. Çocukların evlenme ya da iş değişikliği nedeniyle Mudanya’ya yerleşmesi durumunda bu olguları gösteren resmi belgeler de eklenir.
Mahkeme, ihtiyacın varlığını araştırırken davacının başka bir taşınmazda oturma imkanının olup olmadığını, talep edilen taşınmazın ihtiyaca uygunluğunu ve ailenin gerçek yerleşim planını değerlendirir. Mudanya’daki tahliye dosyalarında bilirkişi keşfi ve tanık dinlenmesi yaygın delil yöntemleridir. Dava sonucunda tahliye kararı verilmesi durumunda kiracıya makul bir taşınma süresi tanınır; bu süre genellikle dört ila altı ay arasında değişir.
Mudanya’da Ticari Kiralama ve Sahil Bandı İşyeri Uyuşmazlıkları
Mudanya’nın sahil bandı, son on yılda gastronomi turizminin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Güzelyalı sahili, Mudanya Marinası çevresi ve Tirilye köyündeki restoran-kafe işletmeleri yıllık kira bedelleri ve mevsimsel ciro beklentisi üzerinden değerlendirilmektedir. Bu işyerlerinde kira sözleşmesi, klasik bir dükkan kirasından çok farklı koşullara bağlanır. Sezonluk ciro paylaşımı, sabit kira bedeli ile değişken bedel birleşimi, süre uzatımı için ihbar yükümlülükleri ticari kira sözleşmesinin başlıca tartışma noktalarıdır.
Çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu’nun konut kirasını koruyucu hükümlerinin önemli bir kısmı uygulanmakla birlikte, on yıllık uzatma süresinin sonunda mal sahibinin sözleşmeyi sebepsiz feshetme yetkisi gibi farklı düzenlemeler de söz konusudur. Mudanya’da uzun yıllardır faaliyet gösteren bir işletmenin sözleşmesinin on yıllık süreyi tamamlamasının ardından mal sahibi tarafından yenilenmemesi, son dönemde sıkça gündeme gelen bir uyuşmazlık türüdür. Bu durumlarda işyerinin ekonomik değeri, müşteri portföyü ve yapılan yatırımlar tartışmanın ekonomik boyutunu oluşturur.
Mudanya Sahilindeki Bir Restoranın Devri Sırasında Kira Sözleşmesi Otomatik Devredilir Mi?
Mudanya’da bir restoran ya da kafe işletmesinin satışı söz konusu olduğunda kira sözleşmesinin de devredilmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu’nun 323. maddesi çerçevesinde çatılı işyeri kiralarında kiracı, mal sahibinin yazılı rızası olmadıkça kira sözleşmesini bir başkasına devredemez. Ancak mal sahibinin rızasını haklı bir sebep olmaksızın reddedemeyeceği de kanunda düzenlenmiştir. Bu denge, uygulamada sıklıkla tartışmaya konu olan bir noktadır.
Mudanya sahilindeki bir işletmenin satışında yeni alıcının ödeme gücü, sektör tecrübesi ve işletmeyi sürdürme niyeti mal sahibi tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirmenin gerekçesiz şekilde olumsuz sonuçlanması durumunda devir izninin verilmesi için dava açılabilir. Pratikte tarafların karşılıklı görüşmeyle anlaşmaya varması daha hızlı bir çözüm sunarken, anlaşmazlık halinde devir izninin yargı yoluyla alınması süreci uzatabilir.
Tirilye’deki Tarihi Bir Yapının Butik Otel Olarak Kiralanmasında Hangi Özel Düzenlemeler Geçerlidir?
Tirilye’deki yapı stoğunun büyük bölümü Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında tescilli yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıların butik otel veya kafe olarak kiralanması, normal işyeri kirasının ötesinde Koruma Bölge Kurulu kararlarına, tescil koşullarına ve yapı kullanım izinlerine bağlıdır. Kira sözleşmesinde yapının iç düzenlemesinde yapılabilecek değişiklikler ve restorasyon yükümlülükleri açıkça düzenlenmelidir.
Mal sahibi ile kiracı arasında bu kapsamda çıkan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, kiracının yaptığı yatırımın sözleşmenin sona ermesi halinde nasıl karşılanacağına ilişkindir. Yapıda gerçekleştirilen restorasyon harcamalarının kira bedelinden mahsup edilmesi, ayrı bir alacak kalemi olarak değerlendirilmesi veya yatırımın amortismana göre paylaşımı sözleşmede önceden belirlenmemişse mahkeme aşamasında çözülür. Tirilye’deki tescilli yapılarda görülen uyuşmazlıklar, yapı sicil kaydının ve yapı kullanım izninin etkisi nedeniyle bilirkişi incelemesi ve resmi kurum yazışmalarıyla derinleşen dosyalar haline gelmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mudanya’daki Yazlık Daireme İstanbul’dan Geldiğimde Kiracının Çıkmadığını Gördüm, Ne Yapmalıyım?
Sözleşme süresi sona ermesine rağmen kiracının taşınmazı boşaltmaması durumunda öncelikle yazılı ihtar göndererek tahliyeye çağrı yapılması gerekir. Sözleşme uzatılan dönem için yenilenmiş sayılıyorsa, Türk Borçlar Kanunu’nun kiracıyı koruyucu hükümleri devreye girer ve mal sahibinin sözleşmeyi sebepsiz feshetme yetkisi bulunmaz. Ancak iki haklı ihtara konu olacak biçimde kira borcu birikmiş ise tahliye davası açılması mümkündür. Mudanya’daki taşınmaz için dava, Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülür.
Mudanya’da Bir Daireyi Yazlık Olarak Üç Aylık Kiraladım, Kira Sözleşmem Konut Kirası Sayılır Mı?
Bu sorunun yanıtı sözleşmenin niteliğine ve tarafların iradesine bağlıdır. Yalnızca yaz aylarında, belirli bir süreyle kullanım amacıyla yapılan kiralamalar uygulamada konut kirası kapsamında değerlendirilmemekte, daha çok genel hükümlere tabi kira sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Bu ayrımın pratik sonucu, kiracının on yıllık uzatma hakkı, mal sahibinin sebepsiz tahliye yetkisi gibi konularda farklı bir rejimin uygulanmasıdır. Sözleşmede yazılı ifadeler bu değerlendirmede belirleyici unsurdur.
BUDO İskelesi Çevresindeki Ticari Mekanlarda Kira Artış Oranı Sınırlı Mı?
BUDO iskelesi ve marina çevresindeki ticari mekanlar çatılı işyeri kirası kapsamında değerlendirildiğinde, konut kiralarında uygulanan yüzde yirmi beş sınırı işyeri kiraları için doğrudan geçerli değildir. Bu durum işyeri kiralarında daha esnek bir artış yapısına imkan tanımaktadır. Ancak taraflar arasında sözleşmede belirlenmiş bir formül varsa, bu formülün TÜFE veya benzer endeksleri aşması durumunda uyarlama davası açılması mümkündür.
Güzelyalı’daki Apartman Dairemde Kiracı Aidatları Ödemiyor, Mal Sahibi Sorumlu Mu?
Apartman aidatlarının kim tarafından ödeneceği kira sözleşmesinde açıkça düzenlenir. Genel uygulama olağan aidatların kiracı tarafından, kapsamlı onarım ve büyük çaplı yatırım giderlerinin ise mal sahibi tarafından karşılanması yönündedir. Kiracının aidatı ödememesi, apartman yönetiminin alacak takibi başlatma hakkını doğurur. Bu durumda yönetim, kiracıya karşı icra takibi yapabileceği gibi mal sahibine de başvurabilir; mal sahibi ödediği aidatı kiracıdan rücu yoluyla isteme hakkına sahiptir.
Mudanya Marinası Yakınındaki İşyerimin Kira Sözleşmesi On Yıl Doldu, Mal Sahibi Çıkış İstedi, Ne Yapabilirim?
Çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi gereğince on yıllık uzatma süresinin sona ermesinin ardından mal sahibi, sözleşmenin bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi sebepsiz feshedebilir. Bu hak işyeri kiralarına özgü bir düzenlemedir. Bildirim süresine uyulmaması veya bildirimin usulüne uygun yapılmaması durumunda fesih hüküm doğurmaz. Süreç içinde işletmenin yapmış olduğu yatırımların karşılığı kira bedelinden mahsup edilebilir ya da ayrı bir alacak olarak istenebilir.
Tirilye’de Restorasyon Yapılan Bir Yapıda Kira Sözleşmesi Hangi Süreye Bağlanır?
Tescilli yapıların kiralanmasında sözleşme süresinin uzun tutulması, kiracının yapacağı restorasyon yatırımını amorti etmesine olanak tanır. Pratikte beş yıldan on yıla kadar değişen süreler tercih edilmektedir. Sözleşmede restorasyon harcamalarının kira bedelinden mahsubu, vergi yükümlülüklerinin paylaşımı ve Koruma Bölge Kurulu kararlarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler açıkça düzenlenmelidir. Bu detayların eksik bırakıldığı sözleşmeler, uyuşmazlık halinde dosyanın bilirkişi raporlarıyla derinleşmesine yol açar.
Bursa Mudanya Kira Avukatı Seçiminde Dikkat Edilecek Konular
Mudanya’da kira hukuku alanında destek aramak isteyen kişiler için meslek mensubu seçimi, dosyanın özelliğine göre değerlendirilmesi gereken bir konudur. İkinci konut sahibi olarak Mudanya’da taşınmazı bulunan biri klasik bir konut tahliyesi davası açacaksa Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki uygulamalara aşina bir meslek mensubu süreci kolaylaştırır. Tirilye’deki bir tescilli yapı söz konusu ise Koruma Bölge Kurulu yazışmaları ve restorasyon hukuku alanında deneyim önem kazanır.
Sahil bandındaki bir işyeri kirası uyuşmazlığında ise turizm sezonu, yıllık ciro yapısı ve marina-iskele çevresindeki rekabet koşullarını anlayan bir hukuki yaklaşım fark yaratabilir. Avukat500.com platformunda Mudanya ve Bursa genelinde kira hukuku alanında dosya yürüten meslek mensuplarının iletişim bilgilerine ulaşılabilmektedir. Vekalet ilişkisi kurulmadan önce dosyanın detayları konusunda ön görüşme yapılması, sürecin daha verimli ilerlemesini sağlar.
Kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru, 2023 yılından itibaren bazı uyuşmazlık tipleri için zorunlu bir adım haline gelmiştir. Mudanya’daki uyuşmazlıklarda da bu süreç dosyanın açılış aşamasının bir parçasını oluşturmaktadır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanması mümkün olmayan dosyalarda yargı yoluna gidilmesi söz konusudur. Sürecin her aşamasında zamanaşımı, hak düşürücü süreler ve usul gereklilikleri dikkatli takip edilmelidir.

