İstanbul Beyoğlu Ceza Avukatı

Beyoğlu ceza avukatı; İstiklal Caddesi’nde sıklıkla karşılaşılan yankesicilik ve kapkaç dosyalarından Tarlabaşı kaynaklı uyuşturucu operasyonlarına, gece kulüplerinde başlayan müessir fiil davalarına kadar ilçenin kendine özgü suç pratiğine göre savunma kurar.

Beyoğlu Ceza Avukatları

Rehberde
Profiliniz Yer Alsın

Mesleki profil, şehir, ilçe, çalışma alanı ve iletişim bilgilerinizi rehberde yayınlanmak üzere iletebilirsiniz.

avukat ekle

İçerik Başlıkları

Beyoğlu Ceza Avukatı

İstiklal Caddesi’nin gece yarısı kalabalığında alınan bir yankesicilik şikayeti, Tarlabaşı Bulvarı’nda sabahın erken saatlerinde düzenlenen narkotik operasyonu ve Galata’daki bir kafede başlayıp sokağa taşan kavgada yaralanan turistin verdiği ifade — Beyoğlu ceza avukatı bu üç farklı senaryonun her birinde aynı temel sorumluluğu taşır. Gözaltı anından kovuşturma sonuna kadar müvekkilin hukuki haklarını korumak, dosyaya zamanında girmek ve atılı suça uygun savunmayı kurmak bu sorumluluğun çerçevesini oluşturur. Beyoğlu, Türkiye’nin pek çok ilçesinden çok daha çeşitli bir nüfus barındırır; sınırları içinde yerli sakinlerin yanı sıra göçmen işçiler, sürekli değişen turistler, eğlence sektörü çalışanları ve sanat-medya emekçileri yaşar veya zaman geçirir.

Avukat500.com verilerine göre Beyoğlu sınırları içinde işlenen suçların önemli bir kısmı kamuya açık alanlarda — özellikle İstiklal Caddesi, Taksim Meydanı, Galata Köprüsü çevresi ve Tarlabaşı Bulvarı ekseninde — gerçekleşmektedir. Bu durum mobese kayıtlarının çözümlenmesini, işyeri kameralarına zamanında ulaşılmasını ve tanık ifadelerinin titizlikle toplanmasını ön plana çıkarır. Bölgede çalışan İstanbul ceza avukatının kamera altyapısını, devriye rotalarını ve Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iş akışını bilmesi dosyaya hâkimiyet açısından somut fark yaratır.

Beyoğlu’nda işlenen suçlar hangi adliyede yargılanır?

Beyoğlu Adliyesi 2011 yılında Çağlayan’da inşaatı tamamlanan İstanbul Adliyesi’ne taşınmıştır. Bugün Beyoğlu sınırları içinde işlenen tüm ceza davaları İstanbul Adliyesi bünyesindeki ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinde görülmektedir. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı ise bağımsız bir birim olarak görev yapmaya devam eder; soruşturma evrakı bu başsavcılıkta düzenlenir, iddianame hazırlandıktan sonra dosya Çağlayan’daki ilgili mahkemeye sevk edilir. Bu nedenle gözaltına alınan kişinin müdafii hem Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’ndaki soruşturma sürecine hem de Çağlayan’daki kovuşturma takvimine eş zamanlı hâkim olmalıdır.

İstiklal Caddesi’nde gözaltına alınan yabancı turist sanığa nasıl bir savunma stratejisi uygulanır?

İstiklal Caddesi’nde özellikle yaz aylarında yankesicilik, dolandırıcılık ve müessir fiil suçlarında yabancı uyruklu kişilerin sanık veya mağdur olarak yer aldığı dosya sayısı yüksektir. Yabancı sanık söz konusu olduğunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202. maddesi gereğince tercüman görevlendirilmesi zorunludur ve ifade alma sırasında tercümanın yetkinliği savunma açısından kritik önem taşır. Beyoğlu ceza avukatı; sanığın anladığı dilde haklarının okunup okunmadığını, ifadenin doğru çevrilip çevrilmediğini ve pasaport-ikamet durumunun adli süreci nasıl etkileyeceğini soruşturma aşamasında dosyaya işletmelidir. Yurda giriş-çıkış yasağı, sınırdışı edilme riski ve adli kontrol tedbirleri yabancı sanık dosyalarında ayrıca takip edilmesi gereken konulardır.

İstiklal Caddesi ve Taksim’de Görülen Ceza Davaları

İstiklal Caddesi’nin günlük insan trafiği milyonu bulan günlerde basit hırsızlıktan organize dolandırıcılık şebekelerine kadar geniş bir suç yelpazesi oluşur. Bölgede en sık görülen suçlar arasında yankesicilik (TCK 142/2-h), nitelikli dolandırıcılık (TCK 158), kapkaç (TCK 142/2-d), fuhuşa aracılık (TCK 227) ve döviz büfelerini hedef alan nitelikli yağma sayılabilir. Taksim Meydanı ise farklı bir profile sahiptir: 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamındaki dosyalar, kamu malına zarar verme ve görevli memura mukavemet suçlamaları meydanın hukuki belleğinde önemli bir yer tutar.

İstiklal-Taksim hattında işlenen suçların büyük bölümünde mobese ve özel işyeri kameraları belirleyici delil niteliği taşır. Bu nedenle bu hatta açılan dosyalarda ilk yapılması gereken işlerden biri kamera kayıtlarına erişim talebinin zamanında Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmesidir. 30 ile 90 gün arasında değişen kamera kayıt sürelerinin dolması delilin yok olmasına yol açabilir; bu nedenle müdafii dosyaya girer girmez yazılı talep dilekçesi sunmalıdır.

Taksim’de düzenlenen izinsiz gösteri sonrası açılan davalarda hangi kanun maddeleri uygulanır?

Taksim Meydanı, 2911 sayılı kanun kapsamında “yasaklanmış alanlar” listesinde değişen dönemlerde yer almıştır ve bu durum bölgede yapılan toplantılara verilen cezaların ağırlığını doğrudan belirlemiştir. İzinsiz gösteri sonrası açılan davalarda 2911 sayılı kanunun 32. maddesi (silahsız katılma), 33. maddesi (silahla katılma veya direnme) ve TCK 265. madde (görevli memura mukavemet) en sık başvurulan dayanaklardır. Bu dosyalarda savunma kurulurken sanığın olay yerinde fiilen ne yaptığı, biber gazına maruz kalıp kalmadığı, polis kayıtlarındaki “darp ve cebir izi” ifadelerinin tutarlılığı ve gözaltı sırasında müdafi yardımından yararlandırılıp yararlandırılmadığı dosyaya işlenmelidir.

İstiklal Caddesi’ndeki dolandırıcılık vakalarında hangi suç tipleri öne çıkar?

İstiklal’de sıklıkla rastlanan dolandırıcılık türleri arasında turistlere yönelik “yüksek hesap” tuzağı kuran kafe-bar dolandırıcılıkları, sahte döviz işlemi, falcılık-medyumluk dolandırıcılığı ve sokak satıcılarının kullandığı sahte ürün satışı yer alır. Bu vakalarda fail çoğunlukla TCK 158/1-f maddesi kapsamında bilişim sistemi veya bankacılık aracı kullanılması nedeniyle nitelikli dolandırıcılıkla itham edilir. Mağdurun yabancı turist olduğu dosyalarda ifade alımının uçuş tarihi öncesinde tamamlanması, ifadenin video kaydına alınması ve gerekirse istinabe yoluyla sonradan tamamlanması savunmada üzerinde durulan teknik konulardır.

Tarlabaşı, Dolapdere ve Çevresinde Uyuşturucu ve Yağma Davaları

Tarlabaşı Bulvarı’nın iki yanında uzanan sokaklar Beyoğlu’nun en yoğun göç alan ve sosyoekonomik açıdan en kırılgan bölgesidir. Bölgede Suriyeli, Iraklı, Afgan ve Sahra Altı Afrika kökenli göçmen nüfus yoğundur; bu durum hem mağdur hem sanık profilinde kendine özgü bir yapı oluşturur. Bölgenin polis kayıtlarına en sık giren suçları arasında uyuşturucu madde ticareti (TCK 188), uyuşturucu kullanma (TCK 191), nitelikli yağma (TCK 149), kasten yaralama (TCK 86) ve göçmen kaçakçılığı (TCK 79) sayılabilir.

Tarlabaşı’nda düzenlenen narkotik operasyonları çoğunlukla sabahın erken saatlerinde, koordineli ekiplerle gerçekleştirilir ve birden fazla şüpheliyi aynı anda kapsar. Bu tip operasyonlarda gözaltı süresi, arama tutanaklarındaki usul ihlalleri, uyuşturucu maddenin kimde ele geçirildiği ve “yer gösterme” tutanaklarının imzalanma koşulları savunmada öne çıkan teknik konulardır. Beyoğlu ceza avukatının bu noktada hızlı hareket etmesi, ilk 24 saat içinde dosyaya girmesi ve müvekkilini ifade öncesi bilgilendirmesi büyük önem taşır.

Tarlabaşı’nda yapılan narkotik operasyonu sonrası tutuklama olasılığı nedir?

Uyuşturucu madde ticareti suçlaması TCK 188 kapsamında değerlendirildiğinde alt sınırı 10 yıl olan ağır cezalı bir katalog suçtur ve CMK 100/3 uyarınca tutuklama nedeni var sayılır. Bu nedenle Tarlabaşı kaynaklı narkotik dosyalarında tutukluluk oranı oldukça yüksektir. Savunma açısından kullanma (TCK 191) ile ticaret (TCK 188) arasındaki ayrımın dosyada netleştirilmesi belirleyicidir; ele geçen miktar, ambalajlanma şekli, terazi-poşet gibi yardımcı ekipmanın bulunup bulunmadığı ve telefonun trafik kayıtları savunmanın temel argümanlarını oluşturur.

Tarlabaşı’nda göçmen kaçakçılığı suçlamasında dosya nasıl ilerler?

Göçmen kaçakçılığı (TCK 79) suçlamasında soruşturmayı çoğunlukla İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göç İdaresi Şube Müdürlüğü ile Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu alanda görevli bürosu yürütür. Bu dosyalarda telefon dinleme kayıtları, banka hesap hareketleri, yurt dışı bağlantılı para transferleri ve göçmenlerin verdiği ifadeler esas delil niteliği taşır. Sanığa atfedilen rolün organizatör mü yoksa taşıyıcı mı olduğunun ayırt edilmesi cezanın alt-üst sınırını doğrudan etkiler; çünkü TCK 79/2’deki “örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi” hali cezayı yarı oranında artırır.

Gece Kulüpleri ve Eğlence Sektörü Kaynaklı Davalar

Beyoğlu, İstanbul’un eğlence merkezidir ve Asmalımescit, Galata, Karaköy, Cihangir aksında binlerce bar, restoran ve gece kulübü hizmet verir. Bu yoğunluk eğlence sektörü kaynaklı kendine özgü bir dava tipolojisi yaratır. Alkol veya uyuşturucu etkisi altında işlenen suçlar, kulüp güvenliği ile müşteri arasındaki müessir fiil dosyaları, kulübün içinde yaşanan cinsel saldırı şikayetleri, hesap üzerinden çıkan dolandırıcılık iddiaları ve içkiye yabancı madde karıştırılması iddiaları bu tipolojinin başında gelir.

Gece hayatı kaynaklı davalarda en kritik teknik konulardan biri sanığın olay anındaki bilinç durumudur. Alkol ve uyuşturucu etkisi altında olmak TCK 34. madde kapsamında değerlendirilir ve “kusurun azalması” veya “kalkması” sonucunu doğurabilir. Ancak bu durum suçun bilinçli olarak alkol-uyuşturucu alındığı bir hâl olup olmadığının ayrıca incelenmesini gerektirir; olay yerinde alınan kan-idrar tahlillerinin protokolüne uygun yapılıp yapılmadığı sorgulanması gereken ilk noktadır.

Beyoğlu gece kulübünde yaşanan kavgada güvenlik görevlisinin sorumluluğu nedir?

Eğlence mekânlarında kapı ve içerideki güvenlik görevlilerinin orantısız güç kullandığı iddiasıyla açılan davalarda iki ayrı hukuki süreç birlikte yürür: kasten yaralama (TCK 86) ve özel güvenlik görevlisinin görevini kötüye kullanması (5188 sayılı kanun ile TCK 257). Sorumluluğun mekân işletmecisine de uzandığı durumlarda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında işyerine idari para cezası ve faaliyet durdurma yaptırımı uygulanabilir. Müşteri tarafında savunma kurulurken görüntü kayıtlarının kesintisiz olup olmadığı, hangi sahnelerin kayıt dışı bırakıldığı ve kapı kameralarının savcılığa gönderilip gönderilmediği dosyaya işlenmelidir.

Eğlence mekânında içkiye yabancı madde karıştırma şikayetlerinde delil nasıl toplanır?

İçkiye uyuşturucu veya uyutucu madde karıştırılması iddialarında suç TCK 102/3-e (cinsel saldırının nitelikli hali) veya TCK 109/2 (kişiyi hürriyetten yoksun kılma) kapsamında değerlendirilir. Mağdurun şikayet anındaki kan-idrar örneği ile saç-tırnak örnekleri kritik biyolojik delillerdir; ancak bu maddelerin metabolize olma süreleri kısa olduğundan örneğin ilk 12-24 saat içinde alınmaması delili tamamen ortadan kaldırabilir. Müdafiin bu tip dosyalarda Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas dairesinden rapor talep etmesi ve mekânın CCTV kayıtlarını kayıt süresi dolmadan istemesi gerekir.

Cihangir ve Asmalımescit’te kafe-bar işletmecileri hakkında hangi suçlamalar yapılır?

Cihangir ve Asmalımescit hattındaki işletmeciler hakkında en sık görülen suçlamalar; gürültü kaynaklı huzurun bozulması (TCK 123 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu), ruhsatsız işyeri çalıştırma, sigara yasağı ihlalleri, kayıtsız personel çalıştırma kaynaklı 5510 sayılı kanun ihlalleri ve müşteri hesabı üzerinden dolandırıcılıktır. Bu dosyalarda işletme sahibinin kendisinin mi yoksa çalışanın bireysel eyleminin mi söz konusu olduğu ayrımı belirleyicidir. “Tüzel kişiliğin sorumluluğu” iddiasına karşı işyeri organizasyon şeması, vardiya çizelgeleri ve denetim raporları savunmaya esas belge niteliği taşır.

Beyoğlu Ceza Davalarında Soruşturma ve Kovuşturma Süreci

Beyoğlu sınırları içinde işlenen bir suç şüphesinde süreç tipik olarak Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü veya ilgili karakol (Asmalımescit, Tarlabaşı, Kasımpaşa, Galata gibi) bünyesinde başlar. Şüpheli gözaltına alındığında üst aramasının ve yer gösterme işleminin yapıldığı tutanaklar imzalanır; ardından dosya Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilir. Savcı; serbest bırakma, adli kontrol tedbiri talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk veya tutuklama talebiyle sevk seçeneklerinden birini tercih eder. Sulh ceza hâkimliği kararını verdikten sonra dosya, iddianame düzenlenmesi halinde İstanbul Adliyesi (Çağlayan) bünyesindeki nöbetçi mahkemeye iletilir.

Kovuşturma aşamasında dosya, atılı suçun türüne göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesinde görülür. Ağır ceza mahkemesi yağma, uyuşturucu ticareti, belirli sınırların üzerindeki nitelikli dolandırıcılık, cinsel saldırı ve kasten öldürme gibi suçlarda görevlidir. İstanbul Adliyesi’nin Avrupa yakasının en büyük adliyesi olması nedeniyle aynı dosyanın duruşma günleri arasında 4-6 ay aralık olabilmekte, bu da yargılamayı uzatmaktadır.

Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verirken nelere dikkat edilmelidir?

İfade alma işlemi başlamadan önce şüpheliye CMK 147. madde kapsamındaki haklar okunur: susma hakkı, müdafi yardımı talep etme hakkı, ifadenin sesli-görüntülü kayda alınmasını isteme hakkı ve yakınına haber verme hakkı. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade alma sırasında tutanağa “müdafi istemiyorum” şerhi düşülmesinden kaçınılmalıdır; bu şerh sonradan istinaf veya temyiz aşamasında savunma açısından zayıflık oluşturur. Müdafi katılımıyla alınan ifadelerde şüphelinin her sorunun anlamını anladığından emin olunması ve ifadenin son halinin imzalanmadan önce tekrar okunması önerilir.

Beyoğlu davalarında uzlaştırma kurumu hangi suçlarda devreye girer?

CMK 253. madde kapsamında uzlaştırma; basit yaralama, hakaret, basit tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, kişisel verileri kaydetme, basit dolandırıcılık ve hırsızlığın bazı türlerinde zorunludur. Beyoğlu’nda bu suçlardan açılan dosyalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından önce uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaştırma teklifi reddedilirse veya 30 gün içinde sonuçlanmazsa dosya iddianame düzenlenmek üzere savcılığa geri döner. Eğlence sektöründe yaşanan basit darp olayları ve gece geç saatte komşular arasındaki tehdit-hakaret dosyalarının önemli bir kısmı uzlaştırmayla sonlanır.

Avukat500.com verilerine göre Beyoğlu’nda en sık karşılaşılan ceza dava türleri nelerdir?

Avukat500.com verilerine göre platforma ulaşan başvuruların değerlendirilmesinden hareketle Beyoğlu sınırları içinde aşağıdaki dava tiplerinin diğer ilçelere oranla daha yüksek frekansta görüldüğü söylenebilir:

  • Yankesicilik ve nitelikli hırsızlık (TCK 142): İstiklal Caddesi, Taksim Meydanı ve Galata Köprüsü hattında turistleri hedef alan vakalarla yoğunlaşır.
  • Uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı (TCK 188-191): Tarlabaşı ve Dolapdere ekseninde düzenlenen rutin operasyonlar ile kulüp baskınları belirleyicidir.
  • Müessir fiil ve kasten yaralama (TCK 86): Gece kulüpleri, kapı güvenliği ve sokak kavgalarından kaynaklanan dosyalar yoğundur.
  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158): Turistlere yüksek hesap çıkarma, sahte ürün-döviz, falcılık-medyumluk dolandırıcılığı bu kapsamda değerlendirilir.
  • 2911 sayılı kanun ihlalleri: Taksim Meydanı çevresinde düzenlenen izinsiz toplantı ve gösterilerden kaynaklanan dosyalar dönemsel olarak yoğunlaşır.
  • Hakaret, tehdit ve cinsel taciz (TCK 105, 106, 125): Eğlence mekânları çıkışında ve sosyal medya üzerinden işlenen biçimleri sık görülür.

Beyoğlu’nda gözaltına alınan bir yakının için ilk 24 saatte yapılması gerekenler nelerdir?

Gözaltı süresi tek kişilik suçlarda 24 saat, toplu suçlarda her ek şüpheli için bir gün ilave edilerek azami 4 güne kadar uzatılabilir. Bu süre içinde aile veya yakınların yapması gereken işlemler şu şekilde sıralanabilir:

  1. Gözaltının yapıldığı karakol veya birim öğrenildiğinde derhal Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı nöbetçi savcısı bilgilendirilmelidir.
  2. Eğer ailenin tuttuğu bir avukat varsa avukatın görüşme talebini ilgili karakola ve savcılığa iletmesi sağlanmalıdır.
  3. Avukat tutulamıyorsa İstanbul Barosu CMK Müdafilik Bürosu’ndan ücretsiz müdafii atanması talep edilmelidir.
  4. Şüphelinin kullandığı ilaçlar, kronik rahatsızlığı veya engellilik durumu varsa sağlık raporları derhal karakola ulaştırılmalıdır.
  5. Yabancı uyrukluysa konsolosluğuna haber verilmesi 1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi gereği bir haktır ve aile tarafından da talep edilebilir.

Beyoğlu Ceza Avukatı Tutarken Dikkat Edilmesi Gereken Konular

Bir ceza dosyasında müdafii belirlemek dosyanın seyrini etkileyen ilk teknik karardır. Beyoğlu özelinde dosyanın türüne göre tercih kriterleri farklılaşır; örneğin Tarlabaşı kaynaklı uyuşturucu dosyalarında narkotik suçlarda deneyim ön plana çıkarken, Taksim’deki toplumsal olay dosyalarında ifade özgürlüğü ve kamu hukuku alanında çalışmış avukat öne çıkar. Ücretlendirme konusunda Türkiye Barolar Birliği Asgari Ücret Tarifesi referans alınır; tarife ağır ceza mahkemelerinde verilen müdafilik için belirli bir alt sınır öngörür ve avukat-müvekkil arasında bunun üzerinde sözleşme yapılabilir.

Vekâletname çıkarılırken “ceza davalarına bakmaya, savunma yapmaya, soruşturma evrakını incelemeye, suçtan zarar gören sıfatıyla şikayette bulunmaya” yetkili olduğunu belirten genel ceza vekâletnamesi tercih edilmelidir. Beyoğlu Noterliği veya İstanbul’daki herhangi bir noterden çıkarılabilen vekâletname, soruşturma dosyalarına müdafii sıfatıyla erişim için gereklidir. Bazı durumlarda noterde bizzat bulunma imkânı yoksa cezaevi kalemi aracılığıyla da vekâletname düzenlenmesi mümkündür.

Beyoğlu’nda CMK kapsamında ücretsiz avukat atanması nasıl talep edilir?

Mali durumu avukat tutmaya elverişli olmayan kişiler veya bazı ağır suçlarda zorunlu olarak müdafii atanması gereken sanıklar için CMK 150. madde devreye girer. Talep, gözaltı sırasında karakolda veya savcılıkta sözlü olarak yapılabilir; bu talep İstanbul Barosu CMK Müdafilik Bürosu’na iletilir ve 24 saat içinde nöbetçi avukat görevlendirilir. Beyoğlu sınırları içinde gözaltına alınanlar için CMK avukatı genellikle Çağlayan Adliyesi nöbetçi mahkemesinde de hazır bulunur. CMK avukatlarının ücreti devlet tarafından karşılanır; sanığa veya yakınlarına herhangi bir ödeme yükü düşmez.

Beyoğlu ceza dosyamı hangi süre içinde takip etmem gerekir?

Ceza dosyalarında dikkat edilmesi gereken birden fazla süre vardır. Şikayete bağlı suçlarda hakaret, basit yaralama ve tehdit gibi fiillerde olayı ve faili öğrendikten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunulmalıdır. Tutuklu sanığın durumu en geç 30 günde bir resen incelenir; bu inceleme talep edilmese dahi yapılır. İddianamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Yerel mahkeme kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istinaf başvurusu yapılır; bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren ise 15 gün içinde temyiz yoluna gidilebilir. Bu sürelerin kaçırılması dosyanın esastan reddine veya kararın kesinleşmesine yol açar.

Beyoğlu Ceza Avukatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İstiklal Caddesi’nde polisin sokakta aldığı sözlü beyanım resmi ifade sayılır mı?

Polisin sokakta veya kafede aldığı sözlü beyan “ifade” niteliği taşımaz; bu yalnızca tutanağa geçen bir tespit beyanıdır ve mahkemede tek başına hüküm kurmaya elverişli delil olarak kullanılamaz. Resmi ifade ancak karakol veya savcılık ortamında, müdafi katılımıyla ve CMK 147. madde haklarının okunmasıyla alınır. Sokakta verilen beyanın savcılık ifadesinde tekrar edilmesi sanığın aleyhine olabilir; bu nedenle iki beyan arasındaki tutarsızlığa müdafi tarafından dikkat çekilmesi gerekir.

Tarlabaşı’nda yapılan operasyonda evimde bulunan başka kişilerin uyuşturucusundan ben de sorumlu tutulur muyum?

Bu sorunun cevabı uyuşturucunun tam olarak nerede ele geçirildiğine bağlıdır. Eğer madde sizin münhasır kullanımınızda olan bir odada veya kişisel eşyanızın arasında bulunduysa zilyetlik karinesi oluşur ve savunma kurmak zorlaşır. Ancak ortak kullanım alanı olan salon, mutfak, banyo gibi mekânlarda bulunan madde için her sanık ayrı ayrı değerlendirilir; parmak izi, DNA, telefon mesajları ve önceki sabıka kayıtları belirleyici olur. Müdafii bu tip dosyalarda öncelikle “müşterek zilyetliğin” reddedilmesi için fiziki delillerin tek tek ayrıştırılmasını talep eder.

Beyoğlu’nda sosyal medya üzerinden hakaret davası açıldığında dosyam hangi mahkemede görülür?

Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçunda yetkili mahkeme mağdurun ikametgâhının bulunduğu yerin mahkemesidir; mağdur Beyoğlu’nda ikamet ediyorsa İstanbul Adliyesi’nde yer alan asliye ceza mahkemesi yetkilidir. Bu dosyalarda “alenilik” unsurunun ispatı için ekran görüntülerinin noter onaylı tespiti, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) IP sorgusu ve sosyal medya platformuna yapılacak adli yardım talebi takip edilir. Hakaretin siyasi nitelikli ifadeyle veya kamu görevlisinin görevinden dolayı işlenmiş olması cezayı ağırlaştırıcı sebep oluşturur.

Beyoğlu gece kulübünde yaşanan kavgada darp raporum yoksa şikayetim sonuçsuz kalır mı?

Darp raporu kasten yaralama suçunda zorunlu delil değildir; tanık beyanları, mekândaki güvenlik kamerası kayıtları, mesajlaşma trafiği ve yaralanma sonrası fotoğraflar da delil olarak değerlendirilir. Ancak rapor olmadığında “yaralanmanın derecesi” konusunda Adli Tıp Kurumu uzman raporuna başvurulması gerekir ki bu da süreci uzatır. Olay sonrası 24-48 saat içinde herhangi bir devlet hastanesinin acil servisine başvurarak adli muayene talep edilmesi sonradan dosyanın güçlenmesini sağlar.

Taksim’de katıldığım izinsiz gösteride sadece yürüdüm, bana ne olur?

2911 sayılı kanunun 32. maddesine göre “yetkili makamların emrine itaatsizlik” cezası 6 aydan 3 yıla kadardır; ancak failin gösteride aktif rol almadan sadece kalabalıkta yer alması ve ilk uyarıdan sonra dağıldığı kanıtlanırsa ceza ertelenebilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanabilir. Toplumsal olay dosyalarında polis kamera çekimleri, mobese kayıtları ve helikopter kayıtları üzerinde sanığın kim olduğunu kanıtlama yükü Cumhuriyet savcılığına aittir. Yüzünüz görüntülenmediği veya yalnızca kalabalık içinde bir an göründüğünüz hallerde “kişisel olarak teşhis” konusunda savunma yapılabilir.

Cihangir’de komşum hakkında gürültü ve tehdit şikayetinde bulunmak istiyorum, hangi yola başvurmalıyım?

Apartman içi gürültü, kentsel hayatın ihlali ve psikolojik baskı içeren komşu uyuşmazlıklarında öncelikle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde polise veya zabıtaya idari şikayet yapılabilir. Tehdit (TCK 106) söz konusuysa Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulur. Cihangir’de yaygınlaşan kısa süreli turistik kiralama (günlük kiralık daire) kaynaklı sorunlarda işletmeci ve mülk sahibi de “iştirak” iddiasıyla şikayete dahil edilebilir; ancak bu, dosyanın ispat yükünü ağırlaştırır.

Kategori : Liste