Antalya İş Davası Avukatı Hangi Konularda Destek Sağlar?
Antalya iş davası avukatı; işçi ile işveren arasında doğan hukuki uyuşmazlıklarda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai alacakları, mobbing ve iş kazası tazminatı gibi geniş bir alanda danışmanlık ve yargı temsili hizmeti sunan iş hukuku uzmanıdır. İş hukuku; 4857 sayılı İş Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile Yargıtay’ın güncel içtihatlarıyla sürekli gelişen ve teknik ayrıntıların belirleyici rol oynadığı çok katmanlı bir hukuk dalıdır. İşçinin haklarını yeterince bilmeden ya da işverenin usul yükümlülüklerini göz ardı ederek hareket etmesi, telafisi güç hak kayıplarına zemin hazırlayabilmektedir.
Antalya, turizm sektörünün mevsimlik istihdamı, inşaat sektörünün yoğun iş gücü talebi ve büyüyen hizmet ekonomisiyle Türkiye’nin iş uyuşmazlıklarının en sık yaşandığı şehirleri arasında yer almaktadır. Avukat500.com verilerine göre Antalya İş Mahkemesi’nde görülen dava sayısı her yıl artış eğilimini korumakta; özellikle mevsimlik işçilerin tazminat talepleri ile hizmet sektöründe yaşanan haksız fesih uyuşmazlıkları öne çıkan dava kategorileri arasında yer almaktadır. İş davası süreçlerinde zamanaşımı sürelerinin kısa tutulması ve usul koşullarının sıkı biçimde uygulanması nedeniyle sürecin başında bir Antalya iş davası avukatına danışmak, hak kayıplarını önlemenin en etkili yoludur.
İş davası avukatı ile genel hukuk avukatı arasındaki fark nedir?
İş hukuku; özgün bir usul sistemi, güncel Yargıtay içtihatlarına bağımlı bir uygulama anlayışı ve işçi lehine yorum ilkesi gibi kendine özgü kurallarla şekillenen bir alandır. Genel hukuk avukatları iş davalarını takip edebilse de iş hukukunun inceliklerini, hak düşürücü süreleri ve arabuluculuk zorunluluğunu derinlemesine bilen bir avukat ile çalışmak sürecin hem hızını hem de sonucunu doğrudan etkiler. Antalya’da iş davalarında deneyim sahibi bir iş davası avukatı tercih etmek, özellikle işe iade ve tazminat hesaplamalarında kritik önem taşımaktadır.
İş davası açmadan önce arabuluculuk zorunlu mudur?
Evet; 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işçi ve işveren arasındaki bireysel iş uyuşmazlıklarında dava açılabilmesi için önce arabuluculuğa başvurulması yasal zorunluluk olarak düzenlenmiş, arabuluculuk dava şartı hâline getirilmiştir. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığı takdirde son tutanak alınarak iş mahkemesinde dava açılabilmektedir. Antalya iş davası avukatı, arabuluculuk görüşmelerinde müvekkili adına etkin bir temsil yürüterek en avantajlı koşullarda anlaşma zemini oluşturmaya ya da süreci mahkemeye en güçlü biçimde taşımaya çalışır.
İş davalarında zamanaşımı süreleri ne kadardır?
İş hukukunda farklı alacak kalemleri için birbirinden ayrışan zamanaşımı süreleri öngörülmüştür: kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinde beş yıl, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarında ise beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Bu sürelerin iş sözleşmesinin sona erdiği ya da alacağın muaccel hâle geldiği tarihten itibaren işlemeye başladığını bilmek büyük önem taşımaktadır. Avukat500.com verilerine göre Antalya’da iş davalarında en sık karşılaşılan hak kaybı nedenlerinin başında zamanaşımı sürelerinin kaçırılması gelmektedir; bu nedenle fesih bildiriminin ulaştığı andan itibaren gecikmeksizin hukuki destek almak kritik bir önem taşımaktadır.
İş Hukukunda Temel Kavramlar ve Yasal Çerçeve
İş davası süreçlerini doğru yönetebilmek için temel iş hukuku kavramlarına ve bu kavramlar arasındaki hukuki bağa hâkim olmak gerekmektedir. İş sözleşmesinin nasıl sona erdiği, feshin geçerli mi yoksa haksız mı olduğu ve hangi tazminat kalemlerinin talep edilebileceği; dava stratejisinin temelini oluşturan sorulardır. Türk iş hukukunda işçi lehine yorum ilkesi, yoruma açık hükümlerin işçi yararına uygulanmasını güvence altına almaktadır.
Avukat500.com verilerine göre Antalya’da iş uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü, işçilerin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığını ve feshin geçerli sayılıp sayılmayacağını yeterince kavrayamamasından kaynaklanmaktadır. Aşağıdaki tablo, iş hukukunun temel kavramlarını ve bu kavramların pratik önemini özetlemektedir:
| Kavram | Tanımı | Pratik Önemi |
|---|---|---|
| Kıdem Tazminatı | En az bir yıl çalışan işçinin iş sözleşmesinin belirli koşullarda sona ermesi hâlinde hak kazandığı tazminat | Her tam çalışma yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır |
| İhbar Tazminatı | Sözleşmenin bildirim süresi tanınmadan feshedilmesi durumunda ödenen tazminat | Kıdem süresine göre 2 ila 8 haftalık ücret tutarında hesaplanır |
| İşe İade | Geçersiz sebeple feshedilen iş sözleşmesinde işçinin işine geri dönmesi | 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde ve en az altı aylık kıdemi olanlara uygulanır |
| Haksız Fesih | İş Kanunu’nda öngörülen geçerli neden bulunmaksızın yapılan fesih | Tazminat ve işe iade taleplerinin temelini oluşturur |
| Fazla Mesai | Haftalık 45 saati aşan çalışma süresi | Yüzde elli zamlı ücretle ödenmesi zorunludur |
| Mobbing | İşyerinde sistematik psikolojik baskı ve yıldırma | Manevi tazminat ile iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı doğurur |
| İş Kazası | İşyerinde veya işle bağlantılı yerde meydana gelen kaza | İşverenin kusuruna bakılmaksızın tazminat yükümlülüğü doğurabilir |
Kıdem tazminatına her işten ayrılmada hak kazanılır mı?
Hayır; kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için iş sözleşmesinin belirli koşullar kapsamında sona ermesi gerekmektedir. İşçinin kendi isteğiyle istifa etmesi hâlinde kıdem tazminatı hakkı doğmamakta; ancak işveren tarafından haksız fesih, askerlik, emeklilik, evlilik nedeniyle istifa ya da işverenin iş sözleşmesini ihlal etmesi gibi durumlarda kıdem tazminatı talep hakkı kazanılmaktadır. Antalya iş davası avukatı, müvekkilin somut durumunu değerlendirerek kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığını ve talep edilebilecek tutarı hesaplayabilir.
Belirli süreli iş sözleşmesi ile belirsiz süreli arasındaki fark nedir?
Belirli süreli iş sözleşmeleri; işin niteliği veya amacı bakımından sınırlı bir süre için yapılabilmekte, bu sözleşmeler sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ermekte ve kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğurmamaktadır. Belirsiz süreli iş sözleşmeleri ise süreklilik arz eden işler için kurulmakta ve sona erme biçimine göre kıdem ile ihbar tazminatı haklarını kapsamaktadır. Uygulamada belirli süreli sözleşmelerin art arda yenilenerek işçi haklarının kısıtlanmasına çalışıldığı görülmekte olup bu durumda söz konusu sözleşme belirsiz süreli kabul edilebilmektedir.
İşe İade Davası: Süreç, Koşullar ve Sonuçları
İşe iade davası; geçerli neden bulunmaksızın iş sözleşmesi feshedilen işçinin mahkeme yoluyla görevine iade edilmesini talep ettiği ve iş hukukunun en sık başvurulan dava türleri arasında yer alan önemli bir hukuki yoldur. İşe iade davası açılabilmesi için öncelikle arabuluculuk aşamasının tamamlanmış olması, ardından arabuluculuk tutanağının elde edildiği tarihten itibaren iki haftalık hak düşürücü süre içinde iş mahkemesine başvurulması zorunludur. Bu sürenin kaçırılması durumunda dava hakkı tamamen ortadan kalkmakta ve bir daha kullanılamamaktadır.
Avukat500.com verilerine göre Antalya’da işe iade davalarında en sık karşılaşılan sorun, işçilerin arabuluculuk sürecini bütünüyle atlayarak doğrudan mahkemeye başvurmaları ya da iki haftalık dava açma süresini kaçırmalarıdır. Her iki durumda da dava usul gerekçesiyle reddedilmekte ve işçi telafi edilemez bir hak kaybıyla karşı karşıya kalmaktadır. İşe iade davasının açılabilmesi için gerekli koşullar şunlardır:
- İş sözleşmesinin belirsiz süreli nitelik taşıması
- İşçinin en az altı aylık kıdeme sahip olması
- İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıyor olması
- İşverenin iş güvencesi kapsamında bulunması
- Arabuluculuk aşamasının tamamlanmış ve tutanağın alınmış olması
- Tutanaktan itibaren iki haftalık süre içinde dava açılmış olması
İşe iade davası kazanılırsa işçi mutlaka işe başlamak zorunda mıdır?
Hayır; işe iade kararının kesinleşmesinin ardından işçi, on iş günü içinde işverene işe başlamak istediğini bildirmek zorundadır, ancak bu bildirim işçiyi fiilen işe başlamaya mecbur kılmaz. İşverenin işçiyi göreve iade etmemesi hâlinde dört ila sekiz aylık brüt ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ödemesi gerekmektedir. Çalışılmayan süreye karşılık gelen en fazla dört aylık boşta geçen süre ücreti de ayrıca talep edilebilmekte olup Antalya iş davası avukatı bu hesaplamaları doğru biçimde belirleyerek müvekkilin alacağını eksiksiz güvence altına alır.
Geçerli fesih ile haksız fesih arasındaki sınır nasıl belirlenir?
Türk İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca geçerli fesih; işçinin davranışlarından, yetersizliğinden ya da işletmenin ekonomik ya da teknolojik gerekliliklerinden kaynaklanan somut ve belgelenmiş nedenlere dayanmak zorundadır. Soyut, genel nitelikli ya da ispatsız gerekçelere dayanan fesihler ise haksız fesih olarak nitelendirilmekte ve işe iade ile tazminat taleplerinin zeminini oluşturmaktadır. Antalya iş davası avukatı, fesih bildirimini inceleyerek geçerlilik koşullarının karşılanıp karşılanmadığını titizlikle değerlendirir ve süreci en güçlü hukuki argümanlarla yönetir.
Performans gerekçesiyle yapılan fesih geçerli sayılır mı?
Performans yetersizliğine dayanan feshin geçerli kabul edilebilmesi için işverenin somut performans ölçütlerini önceden belirlemiş, bu ölçütleri yazılı olarak işçiye iletmiş ve yetersizliği nesnel verilerle kanıtlamış olması gerekmektedir. Belirsiz, öznel veya belgesiz performans gerekçelerine dayanan fesihler mahkemelerce haksız fesih olarak değerlendirilmektedir. Antalya iş davası avukatı, işveren tarafından sunulan performans belgelerini itiraz argümanları çerçevesinde ayrıntılı biçimde inceleyerek savunma stratejisini buna göre oluşturur.
Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplamaları
Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamaları, iş davalarının en teknik boyutunu oluşturmakta ve hatalı hesaplamalar zaman zaman işçinin gerçek alacağının çok altında bir tutarla uzlaşmasına ya da işverenin fazla ödeme yapmasına yol açmaktadır. Kıdem tazminatı hesabında işçinin brüt ücreti esas alınmakta; ancak ücretin içeriğine ilişkin yanlış tespitler tazminat miktarını doğrudan etkileyebilmektedir. Düzenli olarak ödenen yan ödemeler, primler, yemek ve yol yardımları gibi kalemler belirli koşullar altında kıdem tazminatı tabanına dahil edilebilmektedir.
Avukat500.com verilerine göre Antalya’da iş davalarında en sık itiraz konusu olan kalemlerin başında yanlış hesaplanan kıdem tazminatı, ödenmeyen fazla mesai ücretleri ve kullandırılmayan yıllık izin alacakları gelmektedir. İşverenin sunduğu bordrolardaki asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalar, fiili ücretin farklı olduğu durumlarda gerçek alacak tutarının tespit edilmesini güçleştirmekte ve uzman bir avukatın desteğini zorunlu kılmaktadır.
- Kıdem tazminatı her tam yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır
- İhbar tazminatında bildirim süreleri kıdem yılına göre kademeli olarak belirlenir
- Fazla mesai ücreti haftalık 45 saati aşan çalışmanın yüzde elli zamlı ücretiyle karşılanır
- Yıllık izin ücreti kullanılmayan günler üzerinden son ücret esas alınarak hesaplanır
- Ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ayrıca ücretlendirilmesi zorunludur
- Gece çalışması için yüzde yirmi beş oranında zam uygulanmalıdır
- Ücret bordroları gerçek ücreti yansıtmıyorsa tanık ve banka kayıtlarıyla ispat yoluna gidilebilir
İşveren ücret bordrolarında asgari ücret gösterirse ne yapılabilir?
Kayıt dışı ücret uygulaması olarak da adlandırılan bu durum, işçinin imzaladığı bordrolardaki tutarın fiilen aldığı ücretten düşük tutulmasıyla ortaya çıkmaktadır. İşçi bu hâlde; tanık ifadeleri, banka hesap hareketleri, WhatsApp mesajlaşmaları ve işyeri kayıtları gibi delillerle gerçek ücretini mahkeme önünde ispat etmeye çalışabilir. Antalya iş davası avukatı, bu tür davalarda delil toplama stratejisini titizlikle belirleyerek hesaplama tabanını gerçek ücret üzerinden kurgulamaya çalışır.
Kıdem tazminatında tavan uygulaması nedir?
Her yıl güncellenen kıdem tazminatı tavanı, bir yıllık çalışma karşılığında ödenebilecek azami kıdem tazminatı tutarını belirlemekte ve bu tutarın üzerinde ödeme yapılmasını yasal olarak engellemektedir. Yüksek ücretli üst düzey çalışanlarda hesaplanan kıdem tazminatının tavan sınırını aşması hâlinde ödeme tavan miktarıyla sınırlandırılmaktadır. Antalya iş davası avukatı, bu hesaplamayı geçerli tavan tutarıyla karşılaştırarak müvekkilin gerçek alacak miktarını doğru biçimde ortaya koyar.
Mobbing ve İşyerinde Psikolojik Taciz Davaları
Mobbing; işyerinde bir kişiyi sistematik biçimde aşağılama, dışlama, görevden soyutlama veya psikolojik baskı altına alma şeklinde tezahür eden ve zaman içinde birikerek ciddi ruhsal ve mesleki zararlara yol açan bir işyeri şiddeti türüdür. Türk iş hukukunda mobbing; hem iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilmesine hem de işverenden manevi tazminat talep edilmesine yasal dayanak oluşturmaktadır. Antalya’da özellikle turizm ve konaklama sektöründe yoğun çalışma koşullarının yarattığı baskı ortamında mobbing şikâyetleri giderek daha fazla gündeme gelmektedir.
Mobbing davalarında en büyük güçlük, sistematik psikolojik baskının somut delillerle ispat edilmesidir; zira bu davranışlar çoğunlukla sözlü iletişimde gerçekleşmekte ve belgelenmesi güç olmaktadır. Avukat500.com verilerine göre Antalya’da mobbing davalarında başarılı sonuçlar elde eden vakaların büyük bölümünde, e-posta yazışmaları, tanık ifadeleri ve psikolojik destek kayıtları gibi birden fazla delil türünün bir arada sunulduğu görülmektedir.
- Görevden uzaklaştırma veya anlamsız işlere yönlendirme
- Sürekli eleştiri, aşağılama ve küçük düşürme
- İletişimden dışlama ve toplantılara çağırmama
- İzinsiz fazla mesai dayatma ve tatil haklarını kullandırmama
- Asılsız disiplin cezaları ve uyarılar
- Kariyer engellemesi ve terfi fırsatlarından mahrum bırakma
Mobbing iddiasında delil nasıl toplanır?
İspat yükü açısından dezavantajlı konumda olan işçi, elindeki her türlü yazılı, dijital ve tanıklığa dayalı delili sistematik biçimde bir araya getirmelidir. E-posta yazışmaları, mesaj kayıtları, tutanak örnekleri, doktor raporları ve psikolog değerlendirmeleri bu süreçte kullanılabilecek başlıca delil araçlarıdır. Antalya iş davası avukatı, mevcut delilleri hukuki açıdan değerlendirerek hangi belgelerin mahkeme önünde ağırlık taşıyacağını belirler ve ispatı güçlendirecek ek delillerin nasıl elde edileceğine ilişkin yol haritası çizer.
Mobbing gerekçesiyle iş sözleşmesi nasıl feshedilebilir?
İşçi, mobbinge maruz kaldığını ispat etmesi hâlinde iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında haklı nedenle derhal feshedebilir ve bu hâlde kıdem tazminatına hak kazanır. Bu yola başvururken fesih tarihinden önce durumun belgelenmiş olması ve işverene yazılı bildirimde bulunulmuş olması büyük önem taşımaktadır. Antalya iş davası avukatı, haklı fesih sürecini hukuki güvenceye alarak hem kıdem tazminatının hem de manevi tazminat talebinin mahkemede kabul görmesi için gerekli altyapıyı hazırlar.
İş Kazası Tazminatı ve İşverenin Sorumluluğu
İş kazası; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 13. maddesinde işyerinde veya işle ilgili bir etkinlik sırasında işçinin bedensel ya da ruhsal zarara uğraması olarak tanımlanmakta ve işverenin bu kaza nedeniyle hukuki ve mali sorumluluğu doğmaktadır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamış olması ya da kusurlu davranışı, tazminat yükümlülüğünü doğrudan pekiştirmektedir. İş kazası geçiren işçi veya yakınları; SGK’dan bağlanan gelirin ötesinde işverenden maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir.
Antalya’da inşaat, tarım ve turizm sektörlerinde iş kazaları nispeten sık görülmektedir. Avukat500.com verilerine göre bu davalarda işçilerin en fazla güçlük yaşadığı nokta, SGK tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğunu düşünerek işverenden ek tazminat talep etme haklarından haberdar olmamaları ve bu nedenle davayı açmadan vazgeçmeleridir.
- İş kazası gerçekleştiğinde derhal tutanak tutulmalı ve SGK’ya bildirilmelidir
- Hastane kayıtları ve iş yeri ortamına ilişkin fotoğraflar delil niteliği taşır
- Tanık ifadeleri olay yerinde ve en kısa sürede alınmalıdır
- İşverenin iş güvenliği önlemlerini alıp almadığı belgelenmelidir
- SGK’dan bağlanan gelir işverenden talep edilecek tazminattan mahsup edilir
İş kazası tazminatında zamanaşımı ne zaman başlar?
İş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi; davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlükârda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren on yıl olarak belirlenmiştir. Maluliyet oranının kesinleşmesi gibi geç ortaya çıkan durumlar zamanaşımı başlangıcını etkileyebilmektedir. Antalya iş davası avukatı, zamanaşımının ne zaman işlemeye başladığını somut koşullara göre değerlendirerek dava hakkının korunmasını sağlar.
İş kazasında işverenin kusuru olmasa bile tazminat ödenir mi?
Türk hukukunda iş kazası tazminatında kusursuz sorumluluk ilkesi belirli koşullar altında uygulanabilmekte; bu sayede işçi yalnızca işverenin kusurunun varlığını ispatlamak zorunda kalmamaktadır. Bununla birlikte işverenin kusur oranı tazminat miktarının hesaplanmasında belirleyici bir etkendir. Bilirkişi incelemesiyle belirlenen kusur dağılımı mahkeme kararını doğrudan etkilediğinden, Antalya iş davası avukatının bu aşamada etkin biçimde müdahil olması tazminat tutarını önemli ölçüde farklılaştırabilir.
Sıkça Sorulan Diğer Sorular
İstifa eden işçi hiçbir tazminat alamaz mı?
Kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı hakkını yitirmektedir; ancak bu kuralın bazı önemli istisnaları mevcuttur. İşverenin ücret ödememesi, sigorta primlerini yatırmaması, işçiye hakaret veya şiddet uygulaması ya da iş koşullarını tek taraflı ve esaslı biçimde değiştirmesi gibi durumlarda işçi, iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında haklı nedenle feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilmektedir. Antalya iş davası avukatı, somut durumu değerlendirerek haklı fesih gerekçesinin mevcut olup olmadığını ve varsa nasıl belgeleneceğini ortaya koyar.
Deneme süresinde işten çıkarılan işçinin hakları nelerdir?
İş Kanunu uyarınca deneme süresi en fazla iki ay olarak belirlenebilmektedir; bu süre içinde her iki taraf da sözleşmeyi ihbar süresine uymaksızın ve tazminat ödemeksizin feshedebilir. Ancak deneme süresi içinde de ayrımcılık yasağı ve işçinin temel hakları geçerliliğini korumaktadır. İşçinin deneme süresini aşacak biçimde çalıştırılması hâlinde artık deneme süresine ilişkin hükümler değil, tam kapsamlı iş güvencesi hükümleri uygulanmaktadır.
Mevsimlik işçilerin tazminat hakları nasıl belirlenir?
Antalya’da turizm sektörünün ağırlığı nedeniyle mevsimlik iş sözleşmeleri büyük bir yaygınlık kazanmıştır. Mevsimlik işçiler kıdem tazminatına hak kazanabilir; ancak bu hakkın doğması için sözleşmenin belirli koşullar çerçevesinde sona ermesi gerekmektedir. Mevsimlik iş ilişkisinin fiilen defalarca yenilenmiş olması hâlinde söz konusu sözleşme belirsiz süreli olarak kabul edilebilmekte; bu dönüşüm, işçinin iş güvencesi haklarından yararlanmasının önünü açmaktadır.
İş mahkemesi kararı ne kadar sürede çıkar?
Antalya İş Mahkemesi’nde görülen davalar, dosyanın karmaşıklığına, bilirkişi süreçlerine ve tarafların tutumuna göre genellikle bir ila üç yıl arasında sonuçlanmaktadır. Arabuluculuk aşamasında uzlaşma sağlanması hâlinde süreç birkaç hafta gibi kısa bir sürede tamamlanabilmekte; bu seçenek zaman ve maliyet açısından önemli bir avantaj sunmaktadır. Avukat500.com verilerine göre Antalya’da iş davalarında uzlaşmayla sonuçlanan arabuluculuk oranları son yıllarda belirgin biçimde artmış olup bu durum arabuluculuk aşamasında nitelikli bir avukat desteğinin önemini bir kez daha gün yüzüne çıkarmaktadır.
İşveren işçiyi SGK’ya kayıt ettirmeden çalıştırıyorsa ne yapılabilir?
Kayıt dışı çalıştırma hem işveren hem de işçi açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurmaktadır: kayıt dışı işçi iş kazası, meslek hastalığı ve işsizlik sigortası gibi sosyal güvencelerden yararlanamamakta; SGK ise bu durumu tespit ettiğinde işverene ağır idari para cezaları uygulamaktadır. İşçi, SGK’ya yazılı başvuruda bulunarak hizmetinin tescil edilmesini talep edebilir; uyuşmazlık hâlinde ise hizmet tespiti davası açma yoluna gidebilir. Antalya iş davası avukatı, kayıt dışı çalışma döneminin hem SGK nezdinde tescili hem de tahakkuk eden tazminatların tahsili amacıyla gerekli hukuki başvuruları eksiksiz biçimde yürütür.





